• anatomik pozisyon

    2.
    vücut yüzeyleri, vücut parçalarının uzaysal konumları ve iskeletin hareketlerini tanımlamak üzere standardize edilmiş, anatomik profesyoneller için referans olarak kullanılan bir pozisyondur. insan anatomisinde tanımlanmış anatomik pozisyonda birey bidepal anatomide (ayakta), ileriye bakan, ayak ve kolları bedene yakın, avuç içleri öne bakar durumdadır. Bu pozisyondaki bireyde vücudu sağ ve sol iki yarıma ayıran düzlem sagittal düzlem olarak bilinmekle birlikte orta hattaki bu düzleme özel olarak midline da denir. Anatomik pozisyondaki bireyde vücudun ön tarafına bakan tüm yüzeyler anterior ya da ventral, arka tarafa bakan yüzeyler posterior ya da dorsal olarak konumlandırılır. Ayrıca, başın tepe noktasına yakın lokasyonlar için superior, ayak tabanına yakın lokasyonlar için de inferior kullanılır. Vücudun orta hattına yakın parçalar için medial, uzak parçalar için lateral kullanılır. Ekstremiteler söz konusu olduğunda ektremite köküne yakın parça proksimal, parmaklara yakın parçalar distal olarak bilinir. Anatomik parçayı vücut orta hattın uzaklaştırmaya abdüksiyon, orta hatta yaklaştırmaya ise addüksiyon denir. Bu terimlerin uygulanması için parmaklara özel olarak referans parmak da tanımlanmıştır. Elde referans parmak orta parmak iken ayakta referans ikinci parmaktır.

    anatomik pozisyon:
    anatomik pozisyon
    3 ... ersozmd
  • antropojenik kemik modifikasyonu

    1.
    basitçe doğada hominin yaşamsal faaliyetlerinden kaynaklanan kemik bütünlüğünün, yapısının ve yüzeyinin değişmesidir. Bu değişiklikler kemikteki yüzeyel değişiklikler (örn. kesi çizgileri, çekiç perküsyon izleri…) ve et parçalama, kemik iliği işleme ve hayvansal yağ elde etme ile ilişkili fraktür pattern modellerini kapsar. Antropojenik kemik modifikasyonunun diğer biçimlerine örnek olarak diş izleri ve sindirim, ısıtma, yanma ve kemiklerle yapılan aletlerin kullanımıdır. Bunlarla birlikte antropojenik diş izleri ve sindirime dair bulguları diğer tafonomik (bedenler üzerinde süreç içerisinde değişikler meydana getiren) ajanlardan, örneğin karnivorların oluşturduğu benzer modifikasyonlardan ayırt etmek zor olabilir. Antropojenik kemik modifikasyonlarının fark edilmesi, karnivorlar ya da nehirler gibi akıntıların etkileri (fluvial tafonomi) gibi diğer tafonomik ajanların aksine, bir fosil kemik topluluğunun homininler tarafından biriktirildiğini ve/veya hominin yaşamsal aktivitelerini ortaya koymak adına oldukça önemli bir noktadadır. Bu modifikasyonlar, tabiatta antropojenik etkileri ve yaşam mekanizmalarının incelenmesi (örneğin kanibalizm) için kullanılmaktadır.

    Bir çalışmada Belçika’dan elde edilen Neanderthal kalıntılarındaki antropojenik kemik modifikasyonlarının genel bir illüstrasyonu:
    antropojenik kemik modifikasyonu

    ileri okuma önerim:
    Hurlbut, S. A. (2000). The taphonomy of cannibalism: a review of anthropogenic bone modification in the American Southwest. International Journal of Osteoarchaeology,10(1), 4-26. doi:10.1002/(sici)1099-1212(200001/02)10:1<4::aid-oa502>3.0.co;2-q
    2 ... ersozmd
  • william shyreswood

    1.
    orta çağ felsefesinde sinkategorematik konusunda çalışmaları genişleten skolastik düşünür.
    1 ... ersozmd
  • obligationes

    1.
    orta çağ mantığında tartışma biçimleri ve tartışma kuralları ile ilgili bölümdür. obligationes'i, doğru ve tutarlı bir biçimde tartışmanın mantıksal ilkeleri olarak düşünebiliriz.

    konuyla ilgili Stanford Encyclopedia of Philosophy makâlesi:
    https://plato.stanford.edu/entries/obligationes/

    ileri okuma ve referans:
    Novaes, C. D. (2005). Medieval Obligationes as Logical Games of Consistency Maintenance. Synthese, 145(3), 371-395. doi:10.1007/s11229-005-6197-y
    2 ... ersozmd
  • androjenler

    1.
    yunanca andro="erkek" ve gennan="üretmek" sözcüklerinden türetilip biyoloji literatürüne kazandırılmıştır.

    androjenler, pregnenolonun vücudun çeşitli dokularında, özellikle de gonadlarda ve adrenal bezlerde dönüştürülmesiyle üretilen 19 karbonlu bir steroid sınıfını ifâde eder. androjen steroidlere örnek olarak testosteron, dihidrotestosteron (dht), dehidroepiandrosteron (dhea) ve dehidroepiandrosteron sülfat (dheas) verilebilir. popüler anlayışın aksine androjenler erkeksi fenotip ve davranışın pek çok yönünden sorumlu olmasına rağmen tamâmen “erkek” hormonu değildir. normal erkek fetal dönem ve doğum sonrası gelişimdeki önemine ek olarak androjenler hem modern insanlarda hem de insan olmayan primatlarda çeşitli davranışlarda önemli rol oynar ve düzeyleri davranışlardan, duygulardan, çevresel koşullardan etkilenir. örneğin üreme davranışındaki mevsimsel değişiklikler, ilişkili agonistik etkileşimler ve bölgesel saldırganlık, gonadal androjen düzeylerindeki değişimlerle alâkalıdır. benzer şekilde gonadal androjenler modern insanlarda bireyler arası fiziksel veya zihinsel rekâbet hâlinde elevasyona uğrar ve kazananlarda yüksek seviyede seyretmeye bir müddet devam ederken kaybedenlerde düşüşe geçer. dolaşımdaki gonadal androjenlerin seviyesi potansiyel olarak diyet ve vücut kompozisyonundaki farlılıklarla ilişkili olarak modern insan popülasyonları arasında büyük ölçüde değişmektedir. androjenlerin uzun süreli, kronik olarak yükselmiş düzeyinin modern insanlarda prostat kanseri gibi ciddi hastalıklar başta olmak üzere pek çok sağlık bozukluğuyla ilişkili olduğu tıbbî literatürde yer bulmuştur.

    bir androjen olarak testosteron:
    androjenler
    2 ... ersozmd
  • de interpretatione

    1.
    konusu önermenin özellikleri, önerme türleri ve önermeler arasındaki karşıolum ilişkileri olan, organon'un hazırlık kısmı içinde yer alan aristoteles eserlerinden biridir. türkçeye "önerme üstüne" ya da "yorum üstüne" olarak çevrilebilir.
    ... ersozmd
  • topikler

    1.
    topika olarak da bilinir. aristoteles’in büyük mantık eseri organon'un 5 numaralı eseridir. diyalektik tartışmalarda izlenecek yöntem üzerine çalışmalarını içerir. aristoteles’e göre kendisinden öncekilerin diyalektik tartışmalara ilişkin eğitimleri hızlı ancak sistemsizdir; öğrencilere tartışma sanatını değil bu sanatın yalnızca ürünlerini vermektedir. aristoteles topikler’de tartışmanın konusundan bağımsız olarak, tartışmanın amacının biçimine uygun olarak izlenmesi gereken yollar belirlemeyi amaçlar. kıyas, araz, cins gibi terimler, incelenen kavramlar arasındadır.
    2 ... ersozmd
  • lekton

    1.
    stoa mantığında "imin nesnel anlamı" demektir. stoa mantığında "im", fiziksel bir nesnedir. buna örnek olarak ağızdan çıkan ses ya da bir yüzeyde bırakılan leke verilebilir. stoalılar, nominalist felsefeye (nominalizm) uygun olarak nesnenin her zaman fiziksel bir nesne olacağını kabûl etmektedirler. anlam ise fiziksel bir nesne değildir. her imin anlamı bir lektondur. imge öznel iken, lekton nesneldir.
    1 ... ersozmd
  • stanford encyclopedia of philosophy

    1.
    mantık, felsefe ve düşünce alanlarından yaklaşık 1600 nitelikli makâlesiyle internet üzerinden ilgili alanlarda ileri okumalar yapmaya imkân veren değerli bir arşivdir. makâlelerin hepsi son derece titiz ve ciddi bir üslûpla, akademik standartlara uygun, alanlarındaki önemli eserleri refere ederek hazırlanmıştır ve güncellenmektedir.

    içeriğine buradan ulaşılıyor:
    https://plato.stanford.edu/contents.html

    buradan yeni eklenen makâleleri görebilirsiniz:
    https://plato.stanford.edu/new.html
    ... ersozmd
  • insolubilia

    1.
    "çözülemezler" anlamına gelir. orta çağ mantığında, skolastik düşünürler bu alan altında antik yunan'dan beri bilinen mantık çatışkılarını ele almışlardır. insolubilia örnekleri, mânâ gereği kendilerini yanlışlayan örneklerdir.

    ileri okuma (Stanford Encyclopedia of Philosophy):
    https://plato.stanford.edu/entries/insolubles/
    ... ersozmd
  • begriffsschrift

    1.
    çağdaş mantığın kurucularından gottlob frege'nin logicism görüşleri çerçevesinde ortaya attığı ilk fikirlerini topladığı en önemli eserlerden olan "kavram yazısı" başlıklı çalışmasının 1879 yılında yayımlanan orijinal ismidir. frege, bu çalışmasında önermeler mantığının ve birinci basamak niceleme mantığının ilk tam belitsel sistemini ortaya koymayı başarmıştır.

    begriffsschrift

    şu bağlantıdan incelenebilmektedir:
    http://www.informationphi...Frege_Begriffsschrift.pdf
    ... ersozmd
  • sophismata

    1.
    mantık bilmeceleridir. orta çağ mantık ve felsefe eğitiminin bir parçasını oluşturmuştur. richard kilvington, william heytesbury, john buridan ve albertus de saxonia bu alanda öne çıkmış düşünürlerdir.

    19. yüzyılda, öncesinde aristoteles etkisiyle şekillenen ve orta çağda kullanılmış skolastik mantık anlayışının yerini formal mantığın ve analitik düşünüşün almasıyla sophismata'ların doğal felsefe ve mantıktaki eğitimsel önemi azalmıştır.
    2 ... ersozmd
  • sinkategorematik

    1.
    yunanca synkategorein="birlikte yüklemek" sözcüğünden türetilmiştir. antik çağ felsefesinde önermeyi oluşturan özne ve yüklem dışındaki diğer terimleri ifâde eder. özne ve yüklemi ise kategorematik deyimler oluşturur.
    2 ... ersozmd
  • kategorematik

    1.
    yunanca kategorein="yüklemek" sözcüğünden türetilmiştir. antik çağ felsefesinde bir önermede, özne ve yüklem konumunda geçen terimleri ifâde eder. özne ve yüklem dışındakileri sinkategorematik deyimler oluşturur.
    ... ersozmd
  • baldwin etkisi

    1.
    çok kısaca, evrimsel önemi olduğu ortaya çıkan herhangi bir davranışın muhtemelen bu davranışın genetik belirleyicilerinin seçilimi tarafından desteklendiğini ifâde eden evrimsel terimdir. ayrıca bir popülasyon yeni bir özelleşmiş çevreye kaydığında, sonraki nesiller boyunca güçlenen ve sonunda genetik olmayan uyarlanmanın yerini alan genler seçilecektir.

    teknik detayları öğrenmek için okuma önerim:

    Sznajder, B., Sabelis, M. W., & Egas, M. (2011). How Adaptive Learning Affects Evolution: Reviewing Theory on the Baldwin Effect. Evolutionary Biology, 39(3), 301-310. doi:10.1007/s11692-011-9155-2
    2 ... ersozmd
  • khrysipos

    1.
    mö 280-210 yıllarında yaşadığı tahmin edilen stoalı felsefeci. Hrisippos, Chrysippus ve Khrysippos olarak da ismini görebiliriz. stoa mantığını sistemleştirmesiyle bilinir. oldukça üretken bir yaşam geçirdiğinden söz edilir. yapılan tarihsel çalışmalara göre 705 kitap yazmıştır. bunların 119 tanesi mantıkla ilgilidir.
    2 ... ersozmd
  • ludwig anjini

    1.
    Angina Ludovici olarak da bilinir. angina, latince angere="boğulma" sözcüğünden literatüre kazandırılmıştır.

    genellikle staphylococcus, streptococcus ve bacteriodes kaynaklı, odontojenik orijinli (%80-90), sublingual, submental ve submandibular bölgede bilateral yayılan, nadiren medistinuma ilerleyen agresif bir enfeksiyondur. bu bölgelerde şişlik, ödem, trismus, disfaji, siyanoz, eritem, solunum yolu tıkanıklığı, malazi ve ateş görülebilir. hemodinamik instabilite yapar. sistematik hastalıklarla da ilişkili olduğu rapor edilmiştir. diabetes mellitus, immün sistem baskılayıcı durumlar ve malnütrisyon da ludwin anjini gelişiminde etkili olabilir.

    tanı dental grafi ve bazı vakalarda göğüs taramaları ile konur. ilgili bölgelerdeki karsinom ve hematomlar tanıda dışlanmalıdır. bölgeden alınan enfeksiyöz ajan örneğiyle kültür de yapılabilir.

    başlangıçta tedâvide sıklıkla geniş spektrumlu antibiyotikler tercih edilir. yanıt alınamazsa trakeostomi ve endotrakeal entübasyon gerekebilir.

    görsel: şişliği ve anterior göğse doğru eritemi olan ludwig anjini hastası. hasta antibiyotik tedâvisi sonrası cerrahî debridmanla kurtulmuştur. (the new england journal of medicine)
    ludwig anjini
    2 ... ersozmd
  • laringomalazi

    2.
    konjenital olarak nefes alındığında larinks kıkırdaklarının anormal yumuşaklığına bağlı meydana gelen supraglottis kollapsıdır. nefes esnasında stridor isimli karakteristik ses çıkar. çocuk sırtüstü yatırıldığında, beslenmede ya da ağlamada stridorun artması tanı için önemlidir. en sık görülen larinks anomalisidir (%60).
    1 ... ersozmd
  • reed sternberg hücresi

    1.
    hodgkin lenfoma histopatolojisinde oldukça önemli, neoplastik özellik kazanmış B lenfosittir. sternberg dev hücresi ya da bazı çeşitleri lacunar histiocyte olarak da bilinir. hodgkin lenfoma tanısında gözlenir ama kesin tanı koydurucu değildir, benzer hücrelere Epstein-Barr virus'un (EBV) neden olduğu infectious mononucleosis gibi reaktif lenfadenopatilerde de rastlanır.

    CD30 ve CD15 (+)'tir.

    normal lenfositlerden görünüm ve fonksiyon açısından farklılaşmıştır. eozinofilik iki nükleolus inklüzyonu vardır, bu nedenle patolojide owl's eye histolojisiyle ya da bazı varyantları görünümlerinden ötürü benzedikleri popcorn cell tipiyle çevresinden ayırt edilir.

    Bir reed-sternberg hücresi ve çevresindeki normal lenfosit:
    reed sternberg hücresi

    Nodüler lenfosit-baskın Hodgkin lenfomadaki popcorn görünümlü RS tipi (sol-alt):
    reed sternberg hücresi
    2 ... ersozmd
  • otalji

    1.
    kulak ağrısı. primer (otodini) ve sekonder (refere) olarak incelenir. otodini, kulaktaki patolojik durumdan kaynaklanır. refere kulak ağrısı ise kulaktan köken almayan, sıklıkla kulak dışındaki dokulardan kulağa yansıyan ağrıdır. kulakta hissedilen ağrıların yarısından çoğu kulaktan kaynaklanmaz.
    1 ... ersozmd
  • yeni şeyler getiriyorum